www.nerotarim.com | nero@nerotarim.com
TÜRKÇE | ENGLISH
 
 
YARARLI BİLGİLER
 

• SULAMANIN TANIMI

Bitkilerin normal gelişmelerini sağlaması için önemli koşulardan biri, büyüme mevsimi boyunca kök bölgesinde yeterli düzeyde suyun bulundurulmasıdır. Bu suyu sağlayan kaynaklardan ilki doğal yağışlardır. Düşen yağışın bitki kök bölgesinde depolanan kısmı, bitki su gereksinimini karşılayamaz ise, eksik olan miktar sulama suyu ile tamamlanmalıdır. Bu nedenle sulama, bitkilerin normal gelişmeleri için gereksinim duydukları su miktarının doğal yağışlarla karşılanamayan kısmının toprağa, bitki kök bölgesine verilmesi biçiminde tanımlanmaktadır.

Genel bir yaklaşımla, yıllık toplam yağış miktarı 250 mm.nin altında olan bölgeler kurak bölge, 250-500 mm. arasında olan bölgeler yarı kurak bölge, 500-750mm arasında olanlar yarı nemli bölge ve 750mm. den fazla olan bölgeler ise nemli bölge olarak sınıflandırılabilir.
Görüldüğü üzere ülkemizin birçok yöresi kurak ve yarı kurak bölgelerden oluşmaktadır. Bu nedenle, devamlı ve kararlı bir bitkisel üretim açısından, bu bölgelerde sulama zorunlu olmakta ve bitki kök bölgelerindeki eksik su, sulama ile tamamlanmaktadır. Ülkemizdeki nemli bölgelerde de, yağışın yeterli olduğu zamanlar dışındaki kurak dönemlerde destekleme niteliğinde olsa da sulama yapılma gereksinimi vardır.

Sulama bir tarımsal girdidir ve diğer tarımsal girdiler yeterli ve tekniğine uygun olmadığında, yalnızca sulama ile istenilen düzeyde bitkisel üretim yapılamaz. Ancak, bitki su tüketiminin istenen düzeyde karşılanması ve damla sulama yöntemi gibi modern sulama yöntemleri ile toprak ve bitki için gerekli görülebilecek bitki besin elementlerinin de tamamlanabilmesi dikkate alındığında, sulama en önemli tarımsal girdi ve modern tarımın ayrılmaz bir parçasıdır.
 
'e döküman paylaşımı için teşekkür ederiz.

• SULAMA YÖNTEMLERİ

 Sulama yöntemi, suyun toprağa, bitki kök bölgesine veriliş biçimi olarak tanımlanır

SULAMA YÖNTEMLERİ

YÜZEY SULAMA YÖNTEMLERİ

BASINÇLI SULAMA YÖNTEMLERİ

- Salma Sulama Yöntemi

- Yağmurlama Sulama Yöntemi

- Tava (göllendirme) Sulama Yöntemi

- Mikro Yağmurlama Sulama Yöntemi

- Karık Sulama Yöntemi

- Damla Sulama Yöntemi

Sulama sistemi, suyun kaynaktan alınması, sulanacak alana iletilmesi ve dağıtılması için gerekli yapı, araç, makine vb. unsurların bütünüdür.

Her sulama yönteminin kendine özgü bir sulama sistemi vardır. Bu nedenle uygulamada önce mevcut su kaynağı, toprak, topografya, bitki, iklim, ekonomik durum, sosyal ve kültürel durum gibi etkenler dikkate alınarak koşullara en uygun sulama yöntemi seçilir ve daha sonra bu sulama yönteminin gerektirdiği sulama sistemi planlanır, sistem unsurları boyutlandırılır (projelendirilir) kurulur ve işletilir.

Sulama sistemleri, hizmet götürülen alana göre ve su iletim ve dağıtım biçimine göre iki grupta toplanabilir.

SULAMA SİSTEMLERİ

HİZMET GÖTÜRÜLEN ALANA GÖRE

SUYUN İLETİM VE DAĞITIM
BİÇİMİNE GÖRE

-Büyük Sulama Sistemleri

-Yerçekimi (Cazibeli) Sulama Sistemleri

-Tarla Sulama Sistemleri

-Düşük Basınçlı Sulama Sistemleri

-Yüksek Basınçlı Sulama Sistemleri

Suyun iletim ve dağıtım biçimi açısından, yerçekimi sulama sistemleri ağırlıklı olarak yüzey sulama yöntemlerinde uygulanır. Su iletim ve dağıtımı açık kanallarla yapılır. Düşük basınçlı sulama sistemlerinin kurulduğu alanlarda da , ağırlıklı olarak yüzey sulama yöntemleri kullanılır. Su iletimi ve dağıtımı düşük basınçlı boru hatları ile yapılır. Boru hatlarındaki basınç yükü, genellikle 1 atm.’yi geçmez.

Yüksek basınçlı sulama sistemleri; yağmurlama, mikro yağmurlama ve damla sulama yöntemlerinin uygulandığı proje alanlarında kurulur. Su iletim ve dağıtımı basınçlı boru hatları ile yapılır. Bu boru hatlarındaki basınç yükü 1 atm.’nin üzerindedir.

1- YÜZEY SULAMA SİSTEMİ

Yüzey sulama yöntemlerinde su, tarla başı kanalları ya da lateral boru hatlarından tarla parsellerine alınır ve arazi yüzeyinde belirli bir eğim doğrultusunda yerçekiminin etkisi ile ilerler. Su, bu ilerlemesi sırasında bir yandan da toprağın suyu alması (infiltrasyon) ile toprak içine girer ve bitki kök bölgesinde depolanır.

Yüzey sulama yöntemlerinin uygulandığı alanlarda suyun tarla parsellerine iletimi ve dağıtımı genellikle açık kanal sistemleri ile yapılmaktadır. Ancak, topografik koşullar nedeniyle bazen düşük basınçlı boru sistemleri de kullanılabilmektedir.

Yüzey sulama yöntemleri; salma, tava (göllendirme) ve karık sulama yöntemi olarak sınıflandırılabilir.

1.1 Salma Sulama (vahşi sulama) Yöntemi

Salma sulama yönteminde, tarla başı kanalından tarla parseline alınan su parsel boyunca arazi üzerinde rast gele yayılmaya bırakılır. Su toprak yüzeyinde ilerlerken bir yandan da toprağın su alması (infiltrasyon) ile toprak içine girer. Bu uygulama biçiminde, sulama doğrultusunda eğimin % 3’ü geçmemesi, sulamaya dik yönde olmaması ve tarlanın tesviyeli olması gerekir.

Salma sulama yönteminin bir değişik uygulaması, tarla başı kanalından suyun şişirilerek taşırılması ve taşan suyun tarla parseli boyunca yayılmasıdır.

Teorik olarak, suyun toprak yüzeyini bir tabaka biçiminde kaplayarak akacağı öngörülür. Ancak, uygulamada bu koşul genellikle gerçekleşmez. Su, eğim doğrultusunda düzensiz olarak ilerler ve çoklukla eş olmayan bir su dağılımı meydana gelir. Başka bir deyişle, tarla parselinin belirli kesiminde gereğinden daha fazla, belirli kesiminde ise gereğinden daha az bir su uygulaması söz konusu olur. Bu nedenle, su uygulama randımanı son derece düşüktür.

Salma sulama yönteminin tek avantajı ilk tesis masrafının çok düşük olmasıdır. Buna karşın, tarla parseli boyunca eş su dağılımının sağlanamaması, su uygulama randımanının son derece düşük olması, toprakta tuzluluk ve sodyumluluk sorununun ortaya çıkmasına neden olabilmesi gibi sakıncaları dikkate alındığında bu yöntemin uygulanması pek önerilmemektedir.

1.2 Tava (göllendirme) Sulama Yöntemi

Tava sulama yönteminde, sulanacak tarla parseli toprak seddelerle çevrilerek eğimsiz alt parsellere ayrılır. Bu alt parsellere tava adı verilir. Tarla başı kanalı ya da lateral boru hattından su tavalara bir yada birkaç yerden alınır. Tava debisi, suyun tava içerisinde olanaklar ölçüsünde kısa sürede göllenmesini sağlayacak kadar yüksek olur. Tavada göllenen su, zaman boyutunda toprağın suyu alması (infiltrasyon) ile toprak içerisine girer ve bitki kök bölgesinde depolanır.

Tava sulama yönteminin tesis maliyeti salma sulama yöntemi gibi düşüktür, su salma sulama yöntemine göre daha iyi kontrol edilebilir, ancak bu yöntemde de sulama randımanı düşüktür. Ayrıca tavaların eğimsiz olması gerektiğinden arazi tesviyesi gerektirir, tava debisi yüksek olduğu için tava başında erozyonu önlemek için özel yapılar gerekebilir, derine sızmayı önlemek için kontrollü sulama yapılmasını gerektirir aksi durumda toprakaltı drenaj sistemi kurmak gerekebilir, bu da maliyeti artırır.

1.3 Karık Sulama Yöntemi

Karık sulama yönteminde, bitki sıraları arasına karık adı verilen küçük kanalcıklar açılır ve su bu karıklara verilir. Su karık boyunca ilerlerken toprağın suyu içine alması (infiltrasyon) ile bitki kök bölgesinde depolanır.

Sulama sırasında aynı anda çok sayıda karığa su verilir. Aynı anda su verilen karık sayısı bir karık sulama grubu oluşturur. Karık sulama sistemlerinde tarla başı kanalı ya da lateral boru hattından sonra, her karık sulama grubuna hizmet eden eğimsiz dağıtım kanalları ya da delikli (musluklu) karık sulama borularına gerek vardır. Bu borular taşınabilir olup, bir karık sulama grubunun sulaması tamamlandığında diğer gruba taşınır.

Karık sulama yönteminin üstünlükleri arasında; ilk tesis masrafının diğer yüzey sulama yöntemlerine göre daha yüksek olmakla birlikte yine de düşük olması, iyi bir arazi tesviyesi ve sulama işletmesi ile iyi sayılabilecek bir sulama randımanının elde edilebilmesi, ağır bünyeli topraklarda emniyetle uygulanabilmesi sayılabilir.

Yöntemin uygulanmasını kısıtlayan etmenler ise; karıktan çıkan suyu uzaklaştırmak için yüzey drenaj kanalarının gerekebileceği, kabul edilebilir düzeyde eş su dağılımı sağlayabilmek için iyi bir arazi tesviyesinin gerekli olması, karık sırtlarında birikebilecek tuzun toprak tuzluluğuna duyarlı bitkiler için sorun olabilmesi, düşen yağışın yüzey akışı oluşturduğu koşullarda, yüzey akışının karıklarda yoğunlaşarak erozyon sorunu oluşturması şeklinde sayılabilir

2– BASINÇLI SULAMA YÖNTEMİ

Yüzey sulama yöntemlerinde tarla parselinde suyun cazibe ile ilerlemesi esasken, basınçlı sulama yöntemlerinde su tarla parselinin içindeki kapalı borulara belli bir basınçla iletilir ve sulama yöntemine bağlı olarak yağmurlama, mikro yağmurlama veya damlama yöntemi ile bitkilere uygulanır.

Basınçlı sulama yöntemlerinde; yağmurlama ve mikro yağmurlama yöntemi yüksek basınca gerek duyarken damla sulama yöntemi daha düşük basınçla uygulanabilir.

2.1 Yağmurlama Sulama Yöntemi

Yağmurlama sulama yönteminde, sulanacak araziye yerleştirilen borular üzerine, belirli aralıklarla yağmurlama başlıkları yerleştirilir. Sulama suyu, yağmurlama başlıklarından basınç altında püskürtülerek atmosfere verilir. Su, buradan toprak yüzeyine düşer, toprağın suyu alması ile (infiltrasyon) toprak içerisine girer ve bitki kök bölgesinde depolanır. Sulama işlemi, istenen miktarda su bitki kök bölgesinde depolanıncaya kadar sürdürülür. Bu yöntem, bir yerde doğal yağışa benzediğinden, yönteme yağmurlama sulama yöntemi adı verilmektedir.

Sulama suyunun başlıklardan basınç altında püskürtülebilmesi için, suyun kaynaktan başlayarak yağmurlama başlıklarına kadar basınçlı boru hatları ile iletilmesi ve tarla içinde dağıtılması, sistem basıncının ise pompa ya da yerçekimi (cazibe) ile sağlanması gerekmektedir.

Yağmurlama sulama sistemleri, kurulum ve işletme durumuna göre sabit sistemler, taşınabilir istemler ve hareketli sistemler olarak gruplanır.

Yağmurlama sistemin üstünlükleri arasında; yüzeyi düzgün olmayan tarım alanlarında tesviye’ye gerek olmaksızın uygulanabilmesi, su alma hızı yüksek hafif bünyeli topraklarda yüksek su uygulama randımanı elde edilebilmesi, sulanan arazinin her yerinde daha eş bir su dağılımı sağlanabilmesi, su kayıpların daha az olması, dondan koruma uygulaması yapılabilmesi sayılabilir.

Yağmurlama sulama yönteminin uygulanmasını kısıtlayan bazı etmenler de söz konusudur.
Tesis maliyetinin yüksekliği iyi bir projelendirmeye gereksinim duydurur, gerekli işletme basıncını sağlamak için genellikle bir pompa birimine ve dolayısıyla sürekli enerjiye ihtiyaç vardır, bu da işletme masraflarını artırır. Yüksek veya düzensiz rüzgar alan alanlarda su dağılımı dengesiz olur. Yüksek sıcaklık buharlaşma kayıplarını ve kullanılan su miktarını artırır. Bitkilerin tozlaşma dönemlerinde sulama yapılamaz. Bitki yaprakları ıslatıldığından bazı bitki hastalıklarının yayılma riski artar.

2.2 Mikro Yağmurlama Yöntemi

Ağaç altı mikro sulama yöntemi olarak da adlandırılır. Genellikle meyve ağaçlarının sulanmasında kullanılır. Bu yöntemde, her ağacın altına bir adet küçük yağmurlama başlığı yerleştirilir. Yalnızca ağacın altında belirli bir kesim ıslatılır. Sulama suyu, kaynaktan yağmurlama başlıklarına kadar basınçlı boru hatları ile iletilir.

Meyve ağaçlarının sulanmasında, öncelikle damla sulama yöntemi göz önüne alınır. Damla sulama yöntemi ile her ağaç sırasına iki damla sulama borusu hattı çekimi biçiminde bile yeterli ıslatma oranı elde edilemeyen çok geniş dikim aralıklarına sahip meyve ağaçlarında, sulama yöntemi seçeneği olarak, ağaç altı mikro yağmurlama sulama yöntemi kullanılabilir.

Bu yöntemin üstünleri ve yöntemi kısıtlayan etmenler yağmurlama sulama yöntemi ile benzerdir.

2.3 Damla Sulama Yöntemi

Damla sulama yönteminde temel ilke, sık aralıklarla ve her defasında az miktarda sulama suyu uygulamasıdır. Sulamaya, toprak nemi kaybolmadan başlanır ve bitkiye günlük ya da birkaç günlük su gereksinimi karşılayacak su verilir. Böylece, yetiştirilen bitkide topraktaki nem eksikliğinden veya aşırı nemden-sudan kaynaklanan bir gerilim (su stresi) yaratılmaz. Damla sulama yöntemi ile yalnızca, yeterli düzeyde bitki köklerinin gelişmesini sağlayacak ortama su verilir.

Bu yöntemde, kaynaktan alınan sulama suyu, bir kontrol biriminde, kum, sediment, yosun vb.yüzücü cisimlerlerden arındırılır. İstenildiğinde, bitki besin elementleri sulama suyuna karıştırılır, daha sonra su son bir süzme (filtrasyon) işlemine tabi tutulur. Sistem debisi ve basıncı denetlenerek sulama suyu, basınçlı borularla bitki sıraları arasına yerleştirilen ve düşük basınç ve düşük debi ile çalışan özel damla sulama borularına verilir. Su, bu borulardaki damlatıcılardan damlalar biçiminde toprak yüzeyine verilir ve toprak tarafından toprak bünyesine alınır. Toprak bünyesine alınan su, yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi ile dağılır ve bitki kılcal köklerinin geliştiği toprak hacmini ıslatır. Genellikle, bitki sıraları boyunca eşit şekilde ıslatılmış ıslak bir şerit elde edilir, sıralar arasındaki yüzey kuru kalır. İyi bir tasarım ve uygulama ile derine sızma ya da yüzey akışı söz konusu olmaz. Böylece, mevcut su kaynağından en etkin şekilde faydalanılmış olunur.

Örnek Damla Sulama Sistemi


Damla sulama yönteminin üstünlükleri ve uygulanmasını kısıtlayan etmenler.

'e döküman paylaşımı için teşekkür ederiz.

• DAMLA SULAMA

Damla Sulama’nın Tanımı

İdeal bir sulamada temel amaç, bitki gelişmesi için gerekli olan suyu en randımanlı ve ekonomik şekilde bitki kök bölgesinde depolamak olmalıdır.

Damla sulama yönteminde, sık aralıklarla ve her defasında az miktarda sulama suyu uygulanır. Sulamaya, toprak nemi kaybolmadan başlanır ve bitkiye günlük ya da birkaç günlük su gereksinimi karşılayacak su verilir. Böylece, yetiştirilen bitkide topraktaki nem eksikliğinden veya aşırı nemden-sudan kaynaklanan bir gerilim (su stresi) yaratılmaz. Damla sulama yöntemi ile yalnızca, yeterli düzeyde bitki köklerinin gelişmesini sağlayacak ortama su verilir.

Damla sulamada; kaynaktan alınan sulama suyu, bir kontrol biriminde, kum, sediment, yosun vb.yüzücü cisimlerlerden arındırılır. İstenildiğinde, bitki besin elementleri sulama suyuna karıştırılır, daha sonra su son bir süzme (filtrasyon) işlemine tabi tutulur. Sistem debisi ve basıncı denetlenerek sulama suyu, basınçlı borularla bitki sıraları arasına yerleştirilen ve düşük basınç ve düşük debi ile çalışan özel damla sulama borularına iletilir. Su, bu borulardaki damlatıcılardan damlalar biçiminde toprak yüzeyine verilir ve toprak tarafından toprak bünyesine alınır. Toprak bünyesine alınan su, yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi ile dağılır ve bitki kılcal köklerinin geliştiği toprak hacmini ıslatır. Genellikle, bitki sıraları boyunca eşit şekilde ıslatılmış ıslak bir şerit elde edilir, sıralar arasındaki yüzey kuru kalır. İyi bir tasarım ve uygulama ile derine sızma ya da yüzey akışı söz konusu olmaz. Böylece, mevcut su kaynağından en etkin şekilde faydalanılmış olunur.

Günümüzde damla sulama yöntemi, su uygulama randımanı en yüksek sulama yöntemi olarak kabul edilmektedir

Sulama Yöntemlerinde Su Uygulama Randımanları

Randıman’ın tanımı şu şekilde yapabiliriz;

Sulama yöntemlerinin su uygulama randımanlarını karşılaştırdığımızda en randımanlı yöntemin damla sulama yöntemi olduğu görülecektir.

Su Uygulama Randımanları;

  • Salma Sulama % 50
  • Karık Sulama % 70
  • Yağmurlama Sulama % 80
  • Damla Sulama % 90 - % 95

Diğer bir deyimle bir bitkinin bir sulamada 100 birim suya ihtiyacı varsa, bitkinin bu suyu alabilmesi için, salma sulama yöntemi ile tarlaya 200 birim su vermemiz gerekir. Halbuki damla sulama yöntemi ile tarlaya vermemiz gereken su miktarı 110 birim olacaktır.

Damla Sulama Sisteminin Elemanları

  • Su kaynağı
  • Pompa ünitesi
  • Kontrol ünitesi
    • Kum ayırıcı (hidrosiklon)
    • Kum filtresi (gravel filtre)
    • Gübre tankı
    • Filtre (disk/elek)
  • Ana boru hattı
  • Alt ana boru hattı
  • Dağıtım boru hattı (manifold)
  • Damlama borular (lateral)
  • Damlatıcılar

Damla Sulama Borularının Çeşitleri

Damla sulama yönteminde, lateral olarak kullanılan damla sulama boruları, üretim yöntemi ve damlatıcı işlevine göre aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir.

DAMLA SULAMA BORULARI

ÜRETİM YÖNTEMİNE GÖRE

DAMLATICI İŞLEVİNE GÖRE

- Boru içine geçmiş damlatıcılı borular (in-line)

- Standart damlatıcılı borular

- Yuvarlak damlatıcılı borular

- Basınç ayarlı damlatıcılı borular

- Yassı damlatıcı borular

- Ayarlanabilir debili damlatıcılı borular

- Boru üzerine takılan damlatıcılı borular (on-line)

 

Üretim Yöntemine Göre

Boru içine geçmiş damlatıcılı borularda, damlatıcılar boru içine üretim sırasında belli aralıklarla yerleştirilir ve borular kullanıma sunulur. Bu damlatıcılar yuvarlak veya yassı damlatıcı şeklinde olabilir.

Boru üzerine takılan damlatıcılı borularda ise, boru içinde damlatıcı olmadan üretilir ve borudan ayrı olarak üretilmiş damlatıcı, uygulama sırasında boru üzerine monte edilir.

Damlatıcı İşlevine Göre

Standart damlatıcılar,
1.0 atm, işletme basıncında sabit bir debi verecek şekilde üretilirler. Örneğin 1.0 atm. işletme basıncında 2.0 L/saat ya da 3.8 L/saat gibi debisi olan damlatıcılar. Bu damlatıcılarda işletme basıncı arttığı zaman debi de artar.

Basınç ayarlı damlatıcılar ise değişken basınçta sabit debi verirler. Bu tip damlatıcılarda, lateral boyunca 1.0 atm.den 3.5 atm.ye kadar değişen uygulama basınçlarında sabit bir debi (örneğin 2.0 L/saat veya 1.6 L/saat vb.) elde edilir. Bu özelliği nedeniyle basınç ayarlı damlatıcılarla üretilen damla sulama boruları boru çapı ve damlatıcı debisine bağlı olarak çok daha uzun mesafelere çekilebilir. Bu da bazı durumlarda işletme kolaylığı ve ana boru maliyetlerinde tasarruf sağlar.

Ayarlanabilir debili damlatıcılar ise, debisi el ile ayarlanabilen (örneğin 0-60 L/saat arasında) ve boru üzerine kullanıcı tarafından sonradan takılan damlatıcılardır.

Damla Sulamanın Üstünlükleri

• Etkin ve tasarruflu su kullanımı sağlar. Toprak yüzeyinin tamamı ıslatılmadığı için toprak yüzeyinden olan buharlaşma en az düzeydedir. Ayrıca ıslatılan alanlarda genelde bitki tarafından gölgelenir. Buna iyi bir tasarım ve su işletmesi de eklendiğinde sulama randımanı en yüksek değere ulaşır. Salma sulama yöntemine göre % 50, yağmurlama sulama yöntemine göre % 25 su tasarrufu sağlanır.

• Etkili bitki kök derinliğindeki nemin genellikle % 30’ u tüketildiğinde sulamaya başlanır ve bitkiye sadece birkaç günlük su ihtiyacı kadar su verilir. Böylece bitki az veya fazla sudan dolayı bir gerilime (su stresi) girmez. Bu durum da daha iyi bir bitki gelişimini sağlar ve % 30 kadar daha yüksek ve kaliteli ürün elde edilir.

• Bitki besin elementleri sulama suyuna karıştırılarak verilebilir. Böylece bitkinin tam kök bölgesine gübreleme uygulaması yapılır. Diğer sulama yöntemlerinde ise gübre tarla yüzeyine genellikle yağışlardan önce serpilir. Bu gübrenin bir kısmı yağışlarla birlikte yıkanır, yer altı suyuna karışır ve bitki tarafından alınamaz. Ayrıca yağış zamanına bağlı olarak gübrenin, bitkinin tam ihtiyaç duyduğu dönemde bitki tarafından alınamaması riski de ortaya çıkar. Ph değeri yüksek topraklarda da gübrenin bir kısmı bitki tarafından topraktan alınamaz. Damla sulama da ise tüm bu olumsuzluklar ortadan kalkar, kullanılacak sıvı gübrelerle toprağın ph değerinini de düzenleme olanağı ortaya çıkar. Sonuç olarak hem kullanılan gübreden tasarruf, hem de etkin bir gübreleme, bitki besleme yapılır.

• Damla sulama uygulaması sırasında, toprakta bulunan tuzlar, ıslatılan toprak hacminin çeperine doğru taşınır ve bitki kılcal köklerinin geliştiği ortam belirli oranda tuzdan arınır. Böylece tuzlu topraklarda, damla sulama yöntemi ile toprak tuzluluğuna duyarlı bitkiler bile yetiştirilebilir.

• Bitkilerin toprak üstü organları ıslatılmadığı için, bitki hastalıklarının oluşma ve yayılma olasılığı azalır, bunun yanı sıra ıslatılan alan az olduğu için yabancı ot mücadelesi daha rahat yapılır.

• Yine tarla yüzeyinde ıslatılan alan az olduğu için istenildiği zaman tarlaya girilebilir, sık hasat gerektiren ürünlerde hasat istenilen her an rahatlıkla yapılabilir.

• Sistemin işletilmesi son derece kolaydır, sulama işçiliği masrafları en az düzeydedir.

• Yağmurlama sulama yöntemine oranla, işletme basıncı daha düşük olduğu için enerji masrafları daha az olur. Tasarruf oranı zaman zaman % 50’ ye ulaşabilir. Damla sulama yönteminde gerekli olan işletme basıncı 1.0 atm.dir.

• Son derece düşük kapasiteli su kaynakları ile sulama yapılabilir.

• Damla sulama yöntemi bir yüzey sulama yöntemi olmadığı için; tesviyesiz, eğimli, dalgalı, hafif yada kaba bünyeli topraklarda güvenle uygulanabilir.

• Yağmurlama sulamada olumsuz bir etmen olan rüzgar, damla sulama için bir engel teşkil etmez.

• Yüzey ya da yağmurlama sulama yöntemlerinde uygulanamayacak kadar tuzlu olan sular ile damla sulama yöntemi ile sulama yapılabilir.

Damla Sulamanın Kullanımını Kısıtlayan Etmenler

• Damla sulama borularında yer alan damlatıcılardaki su akış yolunun kesit alanı çok dar olduğu için, bu yöntemdeki en önemli sorun damlatıcıların tıkanma olasılığıdır. Tıkanmaya sulama suyu içinde bulunabilecek kum, yosun vb.cisimler ile kimyasal madde birikimi neden olabilmektedir. Sorunun çözümü için, sulama suyu sisteme verilmeden önce (suyun niteliği ve projeye bağlı olarak farkı yöntem ve aşamalarda olmak üzere) kontrol biriminde süzülmelidir. Ayrıca damla sulama boruları sulama sezonu içinde birkaç kez ve özellikle sulama sezonu sonunda özel asit çözeltileriyle yıkanmalıdır.

• Sistemin ilk kurulum maliyeti yüksektir. Ancak iyi bir projeleme ile işletme masraflarında tasarruf edildiği ve hedeflenen verim artışı sağlanabildiğinde sistem kendini 1 yıl içinde amorti edebilmektedir.

• Gerek hedeflenen verimlilik ve sonuç olarak gelir artışının elde edilebilmesi gerekse sistemin tekniğine uygun ve uzun ömürlü kullanılabilmesi için sistem mutlaka uzman kişilerce planlanmalı, tüm unsurlarıyla boyutlandırılmalı, işletme esas ve ilkeleri belirlenmelidir.

'e döküman paylaşımı için teşekkür ederiz.

• SULAMANIN YARARLARI

  • Sulamanın yararları şöylece sıralanabilir;

    1) Büyüme mevsimi boyunca bitkinin ihtiyaç duyduğu su miktarı kök bölgesinde depolanır, böylelikle devamlı ve kararlı bir bitki yetiştiriciliği yapılır,
    2) Topraktaki fazla tuzun yıkanması sağlanır,
    3) Toprakta mevcut taban taşı yumuşatılır,
    4) Toprak ve bitki civarındaki hava serinletilir,
    5) Ticari gübreler su ile birlikte toprağa verilebilir.

• SULAMANIN TAKİPÇİSİ

Sulamanın tarihi, insanlık tarihi ile birlikte başlar. Medeniyetlerin doğuşundan önce bile, bitkisel üretim amacıyla, ilkel sulama tekniklerinin kullanıldığı bilinmektedir. Medeniyetlerin birçoğu suyun bulunduğu ve sulamanın yapıldığı bölgelerde gelişmiştir.

Genellikle, sulamanın doğduğu ülkenin Mısır olduğu kabul edilir. Bu ülkede sulama uygulamalarına milattan çok önceleri başlanmıştır. Örneğin, M. Ö. 5000 yıllarında Nil nehrinden su saptırılarak tarım alanlarına iletilmiştir. Dünyanın bilinen ilk kaya dolgu barajı, M.Ö. 3000 yıllarında Nil nehri üzerinde Kral Menes tarafından yaptırılmıştır. Bunun yanında, M.ö. 2000 yıllarında Mısır kraliçesi Semiramis büyük sulama kanalları inşa ettirmiştir. Bu sulama kanallarının bazılarından bugün halen yararlanılmaktadır.

Hindistan'ın Indus vadisinde M.Ö. 5000 yıllarında hüküm sürmüş Mahon Jo Daro medeniyeti sırasında, çağına göre oldukça ileri sayılabilecek sulama ve drenaj sistemleri kurulmuştur.

Arap yarımadası, Türkiye, İran ve Orta Doğunun diğer bölgelerinde de zamanımızdan 3000 yıl kadar önce sulama uygulamaları yapılmıştır. Babil kralı Hammurabi, M. Ö. 1700 yıllarında çıkardığı kanunlarla, sulama sistemlerinin kurulması ve işletilmesini devlet eliyle yapmış, suyu kurallara göre kullanmayan çiftçilere bazı cezalar getirilmiştir.

Bundan sonra yaşamış medeniyetlerde de bunlara benzer sulama tesisleri kurulmuştur. Bugün, birçok alanda asırlar boyunca hızlı ilerlemeler sağlanmasına karşın, özellikle yüzey sulama uygulamaları eski zamandaki ne benzemektedir. Bir an için taş yerine çimentonun kullanılması, daha karmaşık ölçüm araçlarının geliştirilmesi, daha iyi kanal kaplaması gibi gelişmeler bir tarafa bırakılırsa, sulama alanında belirtilebilecek çok büyük aşamalar oldukça azdır. Günümüzde, dünyanın birçok yerindeki yüzey sulama sistemleri, eski sulama sistemlerinden çok az farklılık göstermektedir. Bu ise, eski sulama sistemlerinin yapımında oldukça üst düzeyde uzmanlık ve beceri kullanıldığını ortaya koymaktadır. Kral Menes'in yaptırdığı baraj, Mısır ve diğer ülkelerde yapılan büyük kapasiteli, kilometrelerce uzunluktaki kanallar ve toprakaltı galerileri bunun tipik örnekleridir.

• TÜRKİYE' DE SULAMA

Osmanlı imparatorluğu döneminde, sulama çalışmalarına başlanması ve devlet eliyle bu hizmetlerin yürütülmesi 19. yüzyılın sonlarına rastlar. Bu amaçla, bugün sınırlarımız dışında kalan Işkodra ve Selanik'te dere ıslahı, Medine'de sulama kanallarının inşası, Musul ovasında sulama şebekesi kurulması gibi çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar içerisinde Konya ovası sulaması, sınırlarımız içerisinde kalan ilk sulama sistemi olmuştur. Birinci Dünya Savaşının hemen öncesinde büyük akarsularımızın bazılarının ıslahı ve bu akarsu havzalarında sulama çalışmaları planlanmış, ancak savaşın başlaması ile bu çalışmalar tamamlanamamıştır. Türkiye'de sulama çalışmaları, özellikle ikinci Dünya Savaşından sonra hız kazanmış ve birçok büyük sulama projesi kamu yatırımı ile gerçekleştirilmiştir.

Bugün, Türkiye'de 28.1xl06 ha tarım alanı mevcuttur. Bu alanın % 6 ya kadar eğime sahip kısmı içerisinde 13.5x10 ha inin sulanabilir özellikte olduğu yaklaşımı yapılmaktadır. Türkiye'de tüketici amaçlarla yararlanılabilecek su kaynakları potansiyeli ise, 95x10 m /yıl ı yerüstü ve 12xl09 m /yıl ı yeraltı olmak üzere toplam 107xl09 m3/yıl dır. Bugün, Türkiye'de uygulanan sulama teknolojileri iyileştirilmezse, mevcut su kaynakları ile sulanabilecek alanın 8.5xl06 ha olacağı hesaplanmaktadır.

Türkiye'de, 1992 yılı verilerine göre 4.2xl06 ha alan sulanmaktadır. Bu alanın % 95 inde yüzey, % 5 inde ise basınçlı sulama yöntemleri uygulanmaktadır. Yüzey sulama yöntemlerinin uygulandığı alanın yaklaşık % 60 ında, sulama randımanı son derece büyük sulama s i s temler i sulâma sistemler i biçiminde ikiye ayırmak mümkündür düşük olan salma sulama sistemleri, binlerce hektar alana hizmet edecek şekilde kurulur. Tarla sulama sistemleri ise bir yada birkaç tarım işletmesine hizmet götüren küçük kapasiteli sulama sistemleridir. Su kaynağı, büyük sulama sistemlerinin tersiyer kanalları üzerindeki tarla prizleri olabileceği gibi, işletmeye ait kuyu, gölet yada küçük bir akarsu olabilmektedir. Tarla sulama sistemine; çiftlik sulama sistemi, tersiyer altı sulama sistemi yada tarla içi su dağıtım sistemi gibi isimler de verilmektedir.

Sulama projesi ise, sulama ve drenaj sistemlerini de içine alan bir kavramdır ve sulu tarım alanı, bu alan üzerindeki sulama ve drenaj sistemleri ile sulu tarım alanında alınan tüm diğer teknik ve biyolojik önlemleri kapsamaktadır.

• SULAMA ZAMANININ PLANLANMASI

Sulama zamanının planlanmasında amaç, sulamaya başlanacak zamanın ve uygulanacak sulama suyu miktarının belirlenmesidir. Bu işlemlerin yapılabilmesi için tarımı yapılan bitki özellikleri, ıslatılacak toprak derinliği, toprağın kullanılabilir su tutma kapasitesi, sulamaya başlanacak nem düzeyi, her sulamada uygulanacak net sulama suyu miktarı ve bitki su tüketimi gibi bilgilere gerek vardır. Sulama zamanının planlanmasında temel esas,toprak nemini sulamaya başlanacak nem düzeyine düştüğünde tarla kapasitesine çıkaracak kadar sulama suyu uygulamaktır.

Sulama zamanı, çeşitli yöntemlere göre planlanabilmektedir. Bunlardan eri çok kullanılanları;

1- Fenolojik gözlemlerle,

2- Toprak neminin elle kontroluyla,

3- Toprak neminin ölçülmesi ile ve

4- Bitki su tüketiminden yararlanarak H sulama zamanının planlanmasidir.

Fenolojik gözlemlerle sulama zamanının planlanması: Bu yöntemde, bitkilerin yapraklarının rengine, canlılığına ve açısına H bakılarak sulama zamanının geldiğine karar verilir. Deneyimi gerektiren ve çok kaba sonuç veren bir yöntemdir. Genellikle düşük yada aşırı su kullanımı söz konusudur.

Toprak neminin elle kontrolü ile sulama zamanının planlanması: Bitki kök bölgesinden alınan toprak örnekleri, daha önceki bölümlerde açıklandığı gibi, elle kontrol edilerek sulama başlangıcındaki nem düzeyine düşüp düşmediği belirlenir. Sulama başlangıcındaki nem düzeyini tarla kapasitesine çıkaracak kadar sulama suyu uygulanır. Bu yöntem de deneyim; gerektiren, oldukça çaba sonuç veren, genellikle düşük yada aşırı su kullanımının söz konusu olduğu bir yöntemdir. Toprak neminin ölçülmesi ile sulama zamanının planlanması: Sulamaya başlanacak nem düzeyi gravimetrik yöntemle, tansiyometrelerle yada nötron yöntemiyle ölçülerek saptanmaktadır. Öncelikle, bitki kök bölgesinde sulamaya başlanacak nem düzeyinin yüzde cinsinden ifadesi gerekmektedir.

Gravimetrik yöntemde, bitki kök bölgesinin her 30 cm lik katmanından toprak burgusu ile örnekler alınarak yaş ağırlıkları tartılmakta, bu örnekler kurutma fırınında 105 °C ta 24 saat bekletildikten scnra kuru ağırlıkları elcin edilmekte ve mevcut nem yüzde cinsinden hesaplanmaktadır. Bu ölçmeler sonucunda, bitki kök bölgesindeki nem öngörülen sulamaya başlanacak nem düzeyine düştüğünde, mevcut nemi tarla kapasitesine çıkaracak kadar sulama suyu uygulanmaktadır. Bitiki kök bölgesindeki nem değeri bir gün sonra hesaplanabilmesine karsın, oldukça sağlıklı sonuç veren bir yöntemdir. Ancak, tarla parselinin değişik noktalarından siu aralıklarla çok sayıda toprak örneği alındığından fazla zaman ayrmak gerekmektedir. Ayrıca, toprak örneklerinin alındığı araç ve kaplar yanında kurutma fırınına ve hassas teraziye ihtiyaç vardır. Tansiyometrelerle toprak neminin ölçülebilmesi için, tarla parselinin değişik noktalarında, bitki kök bölgesinin her 30 cm lik toprak katmanına tansiyometreler yerleştirmek ve kalibrasyon eğrilerini. hazırlamak gerekmektedir. Kalibrasyon eğrisinde sulamaya başlanacak nem düzeyinin yüzde değerine karşılık gelen toprak rutubet gerilimi değeri tansiyometreden okunduğunda sulamaya başlanmakta ve toprak nemini tarla kapasitesine çıkaracak kadar sulama suyu uygulanmaktadır. Tansiyometreleri, toprak rutubet geriliminin 0.85 atm değerine kadar sağlıklı nem ölçmeleri yapılabilmektedir. Bu nedenle, sulamaya başlanacak nem düzeyinin yüksek olduğu, sık aralıklarla sulama yapılan damla gibi sulama yöntemlerinde başarı ile uygulanabilmektedir. Bu amaçla, genellikle elektronik tansiyometrelerden yararlanılmaktadır.

Sulama zamanının planlanmasında nötron yöntemiyle de oldukça sağlıklı sonuçlar elde edilmektedir. Bu yöntemde, tarla parselinin değişik noktalarında bitki kök bölgesi derinliğinde yerleştirilen metal tüplere hızlı nötron saçan radyoaktif kaynak sarkitilmakta ve yavaşlayan nötron sayısı ölçülmektedir. Kalibrasyon eğrisinden yavaşlayan nötron sayısına karşılık gelen nem değeri yüzde cinsinden elde edilmektedir. Nem ölçmeleri her 3oH cm lik toprak katmanında yapılmaktadir. Bitki kök bölgesindeki nem, öngörülen düzeye düştüğünde sulamaya başlanmaktadır. Bu yöntemda radyoaktif madda ile çalışıldığından, oldukça pahalıdır ve aracı kullanılması uzmanlık istemektedir. Ancak, oldukça sağlıklı sonuç vermesi, kalibrasyon eğrisinin toprak özellikleri ve zamana göre pek değişmemesi, çok hızlı toprak nemi ölçmeleri yapilabilmesi nedeniyle nötron yöntemi sulama zamanının planlanmasında kullanılmaya başlanmıştır ve gelecekte çok yaygın olarak kullanılması beklenmektedir.

Bitki su tüketiminden yararlanarak sulama zamanının planlanması: Bu yöntemin esası, su dengesi modeline göre bir su ançosu hazırlayarak, kök bölgesinde günlük toprak nemi değişimlerini hesaplamaktır. Bu amaçla, önceden etkili bitki kök derinliğinde tarla kapasitesi ve sulamaya başlanacak nem düzeyinin derinlik cinsinden ifade edilmesi ve günlük bitki su tüketimi jğerlerinin hesaplanması gerekmektedir.

 
 
VİDEO GALERİ
HABERLER
İNSAN KAYNAKLARI
YARARLI BİLGİLER
SON HABERLER
DÖVİZ KURLARI
HAVA DURUMU
KONYA
KONYA
Daha detaylı hava durumu için tıklayınız
Zirai ve Tarımsal Hava Durumu
FAYDALI LİNKLER
BAYİLİKLER
www.nerotarim.com © 2008. All rights reserved.